Ev arkadaşı olmanın sırları

Tanımadığın biri ile ev arkadaşı olmak kulağa pek de kolay gelmiyor değil mi? Kendine uygun bir ev arkadaşı bulmak aslında o kadar da zor değil.

Aynı mekanda eğlenmiş belki de bir konunun iki ayrı ucundan çekiştirmiş olabilirsiniz, ama bu sizin bir gün aynı evi paylaşmayacağınız anlamına gelmiyor. Hayat tesadüflerle dolu. Ev arkadaşı olmak başlı başına büyük bir mesele. Sorun da diyebiliriz ya da macera! Ev arkadaşlığı aslında gayri resmi bir şirket gibidir. Kuralları olmalıdır. Belli bir resmiyet gerektirir. Kendi evinizde diken üstünde oturmanız ya da hesap vermeniz bile gerekebilir. Özetle ev arkadaşı bulmak dert, onunla anlaşmak ayrı dert. Size bu konuda yardımcı olacak birkaç sır vereceğim:

BEKLENTİSİZ OLUN


Öncellikle tıpkı ilişkilerde olduğu gibi ev arkadaşlığı konusunda beklentisiz olmanız gerekiyor. Kafanızda bir ideal belirlerseniz, onu bulana kadar kimseyle anlaşamazsınız ve açıkcası ve ‘o’ kişiyi bulma ihtimaliniz de ruh eşinizi bulmanız kadar zor. Size kız olsun, temiz olsun, sosyal olsun gibi aradığınız kişinin genel hatlarını çizmenizi öneririmama bu özellikleri detaylandırıp imkansızı aramayın.

ÖZEL HAYAT VE ÖZEL ALAN


En temel sorunlarından biri özel hayata ve alana saygı meselesidir. Aynı evde yaşamanın verdiği rahatlık, bazen saygı eşiğinin düşmesine sebep olabilir. Buradaki denge iyi sağlamak lazım, bunun da yolu iyi bir iletişimden geçiyor. Birbirinizle konuşun, hoşlandığınız ve asla hoşlanmayacağınız şeyleri açıkça söyleyin. Evliliklerin bile en önemli dinamiklerinden biridir özel hayatın ve alanların korunması. Ev arkadaşınız kapınızı çalmıyorsa ya da sizin özel eşyalarınızı kullanıyor, yerini değiştiriyorsa aranızdaki gerginlik artabilir. En başta el sıkışılmadan taraflar özel hayat ve alan mevzunda kesin olarak anlaşmalı.

GÖREV DAĞILIMI


Haftalık ya da aylık veya tercihlerinize göre ama kesinlikle kağıt üzerinde karara bağlanmış bir görev listeniz olmalı! Evdeki sorumlulukları mutlaka bölün. ‘Bu hafta bulaşıklar bende, tuvalet sende’ böylece neresi pis ise sorumlusu belli; fakat bu demek değil ki kimse kendi arkasını temizlemeyecek. Önce kendi sorumluluklarınızı yerine getirmeli, sonra aynısını karşıdan beklemelisiniz.

BİRLİKTE ZAMAN GEÇİRİN


Aslında bilinenin aksine yakın arkadaş olmak ve ev arkadaşı olmak o kadar da harika değildir. Yakın arkadaşlar genelde birbirinden çekinmediği için kurallar anlamını zamanla yitiriyor, aşılan sınırlar yüzünden bahsi geçen arkadaşların kavgaları ile son buluyor. Ama aynı evde iki yabancı gibi yaşayamazsınız; ev arkadaşınızla birbirinizi tanımanız ve dinlemeniz empati kurmanızı kolaylaştıracak, ortak paylaşımlar aranızdaki ilişkiyi kuvvetlendirecektir, bu da daha rahat iletişim kurmanızı dolayısı ile sorunları daha kolay çözmenizi sağlayacaktır.

CÖMERT OLUN, BENCİL OLMAYIN


Üzümlerinizden biri eksik mi? Kesin o yedi. Dert değil, yesin, ev arkadaşınızla hayatınızı paylaşıyorsunuz, üzümü, armutu boşverin. Ama özellikle mutfak için aldığınız şeylerin üzerine adınızı yazmanızı öneririm.
Ortak ve ortak olmayan şeyler kağıt üzerinde bilinmeli. Böylece size ait birşeyi almadan önce kendini rahatsız hissedecek, dolayısı ile size sormadan dokunmayacaktır.

EMPATİ, EMPATİ, EMPATİ


Aynı kültürden ya da dinden olmayabilirsiniz, hayat görüşünüz bir olmayabilir ama yeniliklere açık olun; hoşgörülü ve anlayışlı davranırsanız, karşı tarafın da sizi anlamasını sağlayabilirsiniz.

EV ARKADAŞI ADAYLARINA SORMANIZ GEREKEN MUTLAK SORULAR


Hangi satte uyanıyor?
Soğuk mu, sıcak mı seviyor?
Her koşulda uyuyabilir mi?
Sesten rahatsız olur mu?
Uzun telefon konuşmalarını seviyor mu?
Temiz mi, temizlik hastası mı yoksa pis mi?
Herhangi bir şeye alerjisi var mı?
Sigara, uyuşturucu ya da alkol kullanıyor mu?
Sosyal mi, asosyal mi?

BANU ÖZTÜRK – NEW YORK